Eskyuzme.com Haber Arşiv Haziran 2006
 

ARDA VE MERT

YUNANİSTAN'DAN DÖNDÜ.

           30/06/2006 Cuma

           İşitme Engelliler Avrupa Şampiyonasına katılmak üzere Yunanistan'ın Selanik kentine giden Anadolu Üniversitesinin milli yüzücüleri arda Soyusü ve Mert Küçüktaşkın, yurda döndü.

          Mert Küçüktaşkın'ın 200 m. kelebekte final yüzdüğü şampiyonada 4X100 m.karışık bayrak yüzen Arda ve Mert'in bulunduğu takım 6 ncı olarak ilk 6 ncılara verilen ödül belgesi aldılar.

         

YAZ YÜZME KURSLARI

REKOR KIRDI.

           30/06/2006 Cuma

           Gerek Anadolu Üniversitesi havuzunda, gerekse Atatürk Kapalı Yüzme havuzu çocuk sesleri ile çınlıyor. Her iki havuzda eğitim gören 2 binin üzerindeki sporcunun yanı sıra, Anemon havuzuna kayıt yaptıran çocuklar da yaz tatillerini yüzme öğrenerek geçiriyorlar.

            Bu sezon ortaya çıkan ilgi patlaması karşısında Haziran ayının 12 si ile15 inde kayıtlarını dolduran kulüpler ve havuzlar, yine çok sayıda antrenör ile anlaşarak start aldılar.

            Özellikle 2000 doğumlu çocuk sayısında ortaya çıkan şaşırtıcı artışa, 5 yaşında olan 2001 doğumlu çocuk velilerinin aşırı ısrarları da eklenince zor durumda kalan kulüpler, tüm bunlara rağmen fiyatlarını hiç değiştirmeden akıllı bir politika sergileyerek, harıl harıl çocuklara yüzmeye öğretmeye başladılar.

            Bu yoğun ilgiyi elinde tutmayı başaracak kulüplerin 2-3 yıl sonra çok iyi sporcular çıkarması beklenirken, işin çok iyi tutulması halinde Türkiye genelinde üstün başarılar elde edeceklerine ve çok iyi sporcular çıkacağına inanıyoruz.

ARDA VE MERT YUNANİSTAN'DAKİ AVRUPA ŞAMPİYONASINA GİDİYOR.

           16/06/2006 Cuma

        İşitme Engellilerin en iyi yüzücülerinden olan ve son Türkiye Şampiyonasında İşitme Engelliler Olimpiyatlarına gitmiş rakiplerine köpük toplatan Anadolu Üniversiteli Arda Soyusü ve Mert Küçüktaşkın, bu akşam kafile ile birlikte Yunanistan’ın Selanik şehrine gidiyor.

         Avrupa İşitme Engelliler Yüzme Şampiyonasında Türkiye’yi temsil edecek olan Tayfur Bayar Lisesi öğrencileri Arda ve Mert, finalde yüzmeyi hedeflerken, her iki yüzücünün de ileriki yıllarda milli takımın vazgeçilmez elemanı olacağı gözü ile bakılıyor.

         Bu şampiyona için 1 ay içerisinde 2 kez 10 günlük milli takım kampına katılan yüzücülerimize başarılar diliyoruz.

 

 

ESKİ YÜZÜCÜLERDEN GÖKHAN ALTUN

YAŞAMINI AMERİKA’DA SÜRDÜRÜYOR.

           16/06/2006 Cuma

      Eskişehir’in ilk yüzücülerinden olan Anadolu Üniversitesi Kulübünün 100-200 m. kurbağalamacısı Gökhan Altun, Amerika’da yaşıyor.

       Türkiye’de aldığı Makine Mühendisliği eğitimini sürdürmek için önce İtalya’ya daha sonra Amerika’ya giden Altun, diğer kulüp arkadaşları Özdemir Akın, Hüseyin Akın, Osman Bora Gezer, Utku Barkana ve Bilal Barkana gibi master (MBA) yaptıktan sonra Amerika’ya yerleşti.

     Halen Atlanta’da büyük bir firmada çalışan Gökhan Altun, uzun yıllar sürdürdüğü yüzücülüğünü oradaki havuzlara üye olarak masterler düzeyinde sürdürüyor.

      2 yıllık evli olan Gökhan Altun’a bizler de eskyuzme.com olarak mutlu bir yaşam diliyoruz.

 

MUSTAFA KEMAL İ.Ö.O.

YÜZME ŞENLİĞİ YAPTI.

           09/06/2006 Cuma

     Anadolu Üniversitesi Yunusemre kampusü içerisinde eğitim veren Mustafa Kemal İlk Öğretim Okulu çoğunluğu 1-A sınıfından ve 5 öğrencisi de 1-B sınıfında olan öğrencilerini yarışlarla tanıştırdı.

            Hayatlarında ilk kez depar taşına çıkıp sınıf arkadaşları ile yarış eden 35 öğrenci, okuma bayramı ve pikniğin yorgunluğunu şenlikte atarken, yarışma sonunda madalya ve katılım belgeleri ile ödüllendirildiler. Sınıf öğretmenleri Ayşıl Yakın, Beden Eğitim Öğretmenleri ve Antrenörleri Hasan Derici ile Burçin Karslı’nın taktığı madalyaları alarak, şenliği perçinleştiren katılım anılarını boyunlarından çıkarmadılar.

            Havuz kantininde düzenlenen açık büfede de karınlarını doyuran minik yüzücüler, daha sonra yıl içinde yaptıkları el işlerinin sergilendiği sergiyi aileleri ile birlikte gezdiler.

Diğer Fotoğraflar için burayı tıklayınız.

 

Milli Eğitim Yetkililerine Sesleniyoruz.

           09/06/2006 Cuma

           Bildiğimiz gibi, ilk, orta ve lise yarışlarına Milli Eğitim yarışları diyoruz. 1998 yılına kadar ferdi sporculardan oluşan il takımlarının yarışı olan bu yarışın programı değiştirildi.   Okullardaki takım sporları arasına giren sporumuz, değişik bir sorun ile karşı karşıya geldi.

            Çünkü bu sporu okullardaki birçok Beden Eğitimi öğretmeni bilmiyordu. Onlar, varsa yoksa voleybol, basketbol ve futbol diyor, yüzmeyi atletizm ile bir tutup ferdi sporlar kategorisine sokuyorlardı.

            Bu sonuç, 1999 yılında ne ise, bu gün de aynı şekilde devam ediyor. Yani onlara göre yüzme, ferdi bir spordur.

            Hayır.

            Yüzme bir takım sporudur. Nasıl ki, futbolda, bir sürü futbolcu gol oluncaya kadar topa vuruyor ve yön veriyorsa, yüzmede de, ana puan çıkıncaya kadar o kadar yüzücü suya atlayıp puan toplama adına çaba harcıyor.

            Sonuçta, futbol maçının sonucu 2-1 olurken, yüzmenin sonucu da 12 bin puana 11 bin puan olarak bitiyor ve kürsüye sadece bir takım çıkıyor.

            Son 3 yıl öncesine kadar elde edilen sonuçları, Türkiye ilk 10 lar sıralamasına konulmayan; baraj geçilse dahi sayılmayan bu yarışmalar, her geçen gün önem kazanıyor.       

            Dahası bu durum, okulundan spor bursu alan öğrenciler için daha da büyük bir önem taşımaya başladı.

            Çünkü özel okul fiyatlarında sadece akademik başarı elde edenler ile sporda başarı gösterenlere indirim uygulanıyor. Bu akademik başarı il içinde yapılan toplu sınav sonuçlarında elde edilen başarılar olurken, spor başarısı ise takım veya ferdi sporcuların il içi ve il dışı başarıları olarak görüldü.

            İşte burs kazandıran ve indirime yol açan sporlar arasına giren yüzme sporumuz, devlet okullarından daha çok, özel okullarda ilgi görmeye başladı.

            Üniversite şenlikleri sırasında Basketbol müsabakalarını hep Tıp Fakültesi öğrenci takımları alırdı. Bunun nasıl olduğu araştırıldı ve şu gerçek ortaya çıktı.

            Anadolu Liselerinde okuyan öğrenciler genellikle basketbola meraklıydılar. Çünkü okutulan dil ve Amerikan sporları, bu çocuklarımızı etkiliyor ve kolejlerde basketbol ön plana çıkıyordu.

            Devlet okullarına oranla daha ciddi bir eğitim alan bu çocuklar, üniversite sınavlarında başarılı olup özellikle Tıp Fakültelerinde buluşunca ortaya çok güzel takımlar çıkıyor, ancak bu öğrencilerin bir araya gelmeleri ise, yılda bir kez oluyor ve güzel bir basketbol ziyafetinden sonra alınan kupa fakülte müzesine getiriliyordu.

           Son yıllarda Anadolu liseleri ve özel okullarda durum biraz farklılaştı. Çünkü basketbolun yerini yüzme almaya başladı.

            Pekiyi Milli Eğitimin görüşünde bir değişiklik oldu mu?

            İşte bu soruya yanıtımız ise şöyle :

            Fifti fifti.

           Yani hem evet hem hayır.

           Birincisi yarışlar için yapılan toplantıya bazı Beden Eğitimi öğretmenleri ilgi gösterip gelmiyor. Kimileri bazı kulüplerin güdümünde hareket ederek masaya oturuyor. Kimileri ise yardım talep edip gerçekten başarı elde etme adına bir şeyler yapmaya çalışıyor. İkincisi ise de yüzme ile futbol karıştırılıp ilginçlikler yaratılıyor.

            Hele hele öylelerini gördük ki, çektirdikleri fotokopi ile kulüplere göz dağı vermek için, istersek bu çocukları kulüplerde yüzdürmeyiz diye yazılı tehditte bile bulundular.

            Konulan kuralları kendilerine göre yorumlayıp ona uymak uğruna, yüzme sporunu katleden bazı yöneticiler ise, çocukları 1 yıl boyunca hazırlandıkları bu yarışlara sokmamak gibi bir gaflette bulundular ki, bu da affedilir cinsten değildi.

            Bu yıl yapılan yarışlara şöyle bir bakıyor ve de şunları görüyoruz.

            Liseliler Türkiye Şampiyonası ilimizde yapıldı.

            İlk ve orta okul takımları ise il dışına gitti.

            ………………………………

            Büyük illerde uygulanan bir prensip vardır.

            Şampiyon olan okul takımındaki sporcu çoğunluğu hangi kulüpte ise, o kulübün antrenörü ile anlaşılır ve diğer kulüplerin antrenörleri ile görüşülerek yarışlara öyle gidilir.        Velilerin kafileye sokulması yasaktır. Destek olacaklarsa, bu teklif kafileden geldiği zaman yapılacaktır.

           

           Biz de de böyle mi oluyor.

           Hayır koca bir fiyasko yaşanıyor. Hem de ne fiyaskolar. Adeta zincir.

 

           Gelelim yazımızın sonuna.

           Milli Eğitim yetkililerine sesleniyoruz.

           Eğer ki, gidilen deplasmanda başarı elde edilmek isteniyor ise lütfen aşağıdaki önerilerimize kulak veriniz. Çünkü, bu görüşler, ilimizin spor başarısını yükseltecek ve göğsümüzü kabartacaktır.

1- İl takımlarındaki sporcu çoğunluğu hangi kulüpte yoğunlaşıyorsa, o çocukların dilinden anlayan o kulübün antrenörüdür ve o gönderilsin. Bu konu bir gelenek haline getirilip bir daha da unutulsun.

2- Takım oluşturulurken, belirli bir kulübün sporcuları gözetilmesin.

3- Deplasmana gitmeyeceği bilinen ve yarışlara girerek birinci olacak sporcular yarışa sokulmasın. Çünkü bu sporcu il birincisi olduğu için yarışlara ferdi olarak gitme hakkı elde ediyor fakat gitmiyor. İkinci olan sporcu ise bu haktan yararlanamadığı için ilimize ait başarı düşüyor. Bu durumda olan sporcular gerekirse disiplin cezası ya da benzeri cezalara çarptırılsın ve emekler boşa gitmesin.

4-  Kafileler için, gezi organizasyonlarına uygulanan kurallar uygulansın. Yani yola çıkılacak araç en fazla 5 yaşında olsun.

5-  Araç şoförleri yanında ailelerini ya da çocuklarını getirmesin.

6-  Okul yöneticileri eşlerini ve çocuklarını getirmesin.

7-  Beden Eğitimi öğretmenleri eş dost akraba ve ana-babalarını getirmesin.

8-  Kısacası Deplasmanlar, “seyahat” olarak görülmesin.

9-  Kafile başkanı olan idareciler, kafalarına göre hareket edip kafileden ayrılmasın.

10- Kafilelere çocukların anne ya da babaları alınmasın.

11- Anne babalar kalınan otel ya da misafirhanelerde kalmasın.

12- Çocukların yatış ve kalkış saatlerine karışmasınlar.

13- Anne ve babalar çocukların ne yiyip içeceğine karar vermesinler ve el altından çocuklarına meyve getirip yedirmesinler. İdareci ve antrenör izini olmadan yiyecek vermesinler ve en önemlisi 1 adet muz değil, tüm kafileye yetecek kadar muz ya da meyve veya tatlı getirsinler.

14- Aileler, çocuklarına dadılık yapmak için koşuşturup bizleri diğer illerin gözünde küçük düşürmesinler.

15- Bir ellerinde kronometre, diğer ellerinde havlu ya da hırka sallayıp bas bas bağırmasınlar. Sinirli tavırları ile diğer çocukların morallerini bozmasınlar. Daha da önemlisi, tribünlerde çocuklarını kucaklarına alıp şefkat gösterilerinde bulunmasınlar. Annesi ya da babası orada olmayan çocukları yaralayıp, başarılarına gölge düşürmesinler.

16- Gidilen il içinde otobüsü dolmuş gibi kullandırmasınlar. Bizi şurada bırakın ya da 5 dakika bekleyin gibi sözlerle, kafilenin programını olumsuz yönde etkilemesinler.

17- Çocukların, moral amaçlı sosyal gezilerine karışarak yöneticileri yanlış yönlendirmesinler.

18- Kısacası yönetici ve antrenörlere “güvenilmez” havası yaratarak her işe karışmamaları için bu yolculuklar sırasında mümkünse çok uzakta dursunlar. Ya da çocuklarını bu yarışa göndermesinler.

19- İşte o zaman başarımız yükselecek ve itibarımız artacaktır.

  

Saygılarımızla.

Eskyuzme.com

YAZ OKULLARINA KAYITLAR BAŞLADI.

           08/06/2006 Perşembe

           20 Haziran tarihinde başlayacak olan Yüzme Yaz Kursları için kayıtlara başlandı.

            Atatürk Kapalı Yüzme Havuzu bahçesine kayıt masaları açan kulüpler, 130 YTL. Kayıt ücretinin yanı sıra tişort ve çanta gibi promosyonlar yaparak kayıt yapmaya başladılar.

            Bölge yüzme kurslarının 100 YTL olarak açıklanması ve kulüplerin promosyonlu olarak 130 YTL ve fiyat uygulamasının yanı sıra Anadolu Üniversitesi Kapalı Yüzme Havuzunda ise halen ön kayıt ile kayıt yapılıyor.

            5 binden fazla önkayıt yapılan Anadolu Üniversitesi’nde, toplanan formlar pazartesi günü puanlama ile analiz edildikten sonra kesin kayıt hakkı kazananlar açıklanacak.

            Pazartesi günleri hariç hafta içi her gün olan 2 dönemlik program, hafta arası 2 gün 1,5 saatlik bir program ve hafta sonları 1,5 saatlik bir başka program olmak üzere 4 ayrı program açan Üniversite, bu çalışmalara 912 sporcu almak üzere hazırlıklarını sürdürüyor.

            Ayrıca “Minik Yunuslar” adı verilen 5 yaş programı açan Üniversite, 3 ayrı programa için açtığı kayıtlarını 3 gün içinde bitirdi.

            Tüm bunların yanı sıra, Anemon Otel de geçen yıl olduğu gibi bu yıl da kayıt ile sporcu almaya hazırlanıyor. Otelin bahçesindeki havuzu yeniden dizayn eden otelin Eskişehir’deki yüzme sporuna ayrı bir renk katması bekleniyor.

            EN FAZLA KULVARI HARB-İŞ ALDI.

            İstanbul, Ankara, Bursa ve İzmir gibi illerde, kulvar bölüşümü sırasında bu yıl yine Türkiye Şampiyonasında sporcusu yüzen ve baraj geçen sporcusu olan kulüplere ayrıcalık tanındı.

            Eskişehir’de ise kulvar paylaşımı için yapılan toplantıda ise, bazı kulüp idarecilerinin “sonuç belli” diyerek toplantıyı terk ettikleri duyulurken, en fazla kulvarı Bölgeden sonra Harb-İş spor kulübünün aldığı öğrenildi.

            Diğer taraftan geçmiş yıllarda olduğu gibi, kışın faaliyet göstermeyen, ancak yazın ortaya çıkan bazı kulüpler, bu yıl yine faaliyete geçti. Hatta yeni kurulan bazı kulüplerin de sporcu almaya başladıkları gözlendi.

ÖMER ÖZCAN FENERBAHÇE’YE GEÇTİ.

           27/05/2006 Cumartesi

           Yaklaşık  5 yıl önce, Gren Card kazanarak ailesi ile birlikte Amerika’ya yerleşen Harb-İş’in 1986 doğumlu yüzücüsü Ömer Özcan’ın Fenerbahçe’ye geçtiği öğrenildi.

            5 yıldır Türkiye’deki hiçbir yarışa katılmayan ve bu dönemde Amerika’da öğrenim gören Özcan, bu yıl 13-16 Temmuz tarihleri arasında İzmir’de yapılacak olan Türkiye Yaz Şampiyonasında Fenerbahçe adına yüzecek ve yard’lık havuzlardan sonra metrik havuzda hasret giderecek.

 
 

 

[http://www.eskyuzme.com/alt_bilgi.htm]